Anasayfa > Başkanın Yazısı

mehmet hadraAmacı çalışanları korumak, üretim ve işletme güvenliği’ni sistemli ve bilimsel çalışmalarla korumak olan İş Sağlığı ve Güvenliği, artık modern dünyada insanlığın ortak bir kültürü olma noktasına gidiyor.

İstatistiklere göre ülkemizde her 6 dakikada bir iş kazası olmakta, her 6 saatte de bir işçimiz hayatını kaybetmektedir. Bu da evlerinden çıkan ve çocuklarının geçimlerini sağlamak için çalışmaya giden 4 işçimizin akşamları evlerine dönememeleri anlamına gelmektedir. İstatistikler her 2, 5 saatte 1 işçinin iş göremez hale geldiğini açıklamaktadır. Bunu telaffuz etmek bile bize acı veriyor.

İnsan hayatının az gelişmiş ülkelerde az, çok gelişmiş ülkelerde pahalı olduğu bir Dünyada yaşıyoruz. İş kazaları istatistiklerinde Avrupa’da ilk sırayı, Dünyada ise 3. sırayı almaktayız.
Bu durumda maalesef gelişmiş bir ülkeyiz diyemiyoruz.

Yapılan araştırmalarda iş kazalarının %50’sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, %48’inin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği, %2’sinin ise önlenemeyeceğini ortaya çıkmıştır. Bu da bizlere iş kazalarının %98 önlenebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Önlemek ödemekten ucuzdur mantığı ile hareket ederek işyerlerinde bunun bedelini ödeyip tehlike kaynaklarını ortaya çıkartıp bunlardan oluşabilecek riskleri kontrol altına almamız gerekiyor.

2003 yılında çıkarılan 4857 sayılı yasanın ardından 2012 de 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği yasası resmi gazetede yayınladı. Peşinden ilgili yönetmelikler çıktı. Eksikler hatalar olsa da modern diyebileceğimiz yepyeni bir mevzuatımız var artık. Uygulamaların işadamlarımıza ve çalışanlara sıkıntı vereceğini dolayısıyla İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzman meslektaşlarımızın çalışmalarında ilk yıllar zorluklar yaşanacağını biliyoruz.
İş Sağlığı ve Güvenliği’nin aslında bir kültür olduğunun bilinciyle, Bu kültürün Türkiye’de gerek işyerleri sahiplerinde ve gerekse çalışanlarda bir kültür haline gelmesi için çok çalışacağız.

Kurulma amaçlarından belki de en önemlilerinden biri olan İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü’nü anlatmak, benimsetmek, yaymak olan MERİSGUD gibi derneklere çok iş düşecektir.
6331 sayılı yasa ve ilgili mevzuatlarının getirdiği bir iklim var şu an Türkiye’de. Bir yandan İş yeri Hekimleri ve İş Güvenliği Uzmanları büyük emekler vererek hazırlandıkları sınavlarda başarıyla belgelerini aldılar ve önemli rollerini oynamaya hazırlar.
Bizler kurduğumuz bu derneklerle bir araya gelerek çeşitli platformlar, federasyonlar kuracağız.

Meslektaşlarımızın sorunlarıyla ilgileneceğiz, sorunları çözmeye çalışırken taleplerini etkin dile getireceğiz. İşyeri sahipleriyle, çalışanlarla bir arada olacağız, hep birlikte çalışacağız.
Akşama evine, yuvasına, çocuklarına kazasız, belasız sağ salim mutlu ve huzurlu dönen bir çalışan bizi mutlu edecek, yazımın başında söylediğim gibi, çalışanları korumak, üretim ve iş güvenliğini sağlamak gibi kutsal bir görevimiz var.

Bu duygu ve düşüncelerle MERİSGUD derneğinin kuruluşunda benimle beraber olan, destek veren başta çok değerli kurucu üyelere ve derneğimizin kuruluşuna karar veren diğer tüm iş yeri hekimi, iş güvenliği uzman arkadaşlarıma minnetle teşekkürlerimi sunuyorum.

Ülkenin en güçlü, etkin ve kıymetli dernekleri olacağına bütün kalbimle inandığım halen kurulmuş ve kurulacak olan İSG derneklerini şimdiden tebrik ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum.

Sevgi ve Saygılarımla,

Mehmet HADRA
Kurucu Başkan
MERİSGUD – Mersin İş sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Derneği