Anasayfa > Köşe Yazıları > Galip Yüksel > Niçin Dernek …?

Galip Yüksel

Konu dernek olunca bazıları “bu dernek bana ne verecek” der.

Dernekler literatürde “NGO : Non Governmental Organization” denilenlerden. Buna “STK : Sivil Toplum Kuruluşları” diyoruz.

Birbirine yakın amaçları , benzer problemleri olan insanlar bunun için birbirlerinden güç alarak ve gönüllü olarak bir araya gelmek istediklerinde genellikle dernek olarak yapılanmayı tercih ederler. Bazen, çok daha belirgin hedefler için “vakıf” çatısı altında da birleşilir. Mesela ihtiyaç sahiplerine yemek hizmeti vermek, ormanları korumak.. gibi. Vakıf asgari bir sermaye sınırı ile kurulabilir.

Özellikle gençlerin “karar alma süreçlerine katılım” fonksiyonlarını geliştirebilmek için üniversitelerimizin tamamında bu tip STK lara üyelik teşvik edilmektedir. Orada isimleri bazen dernek bazen “kol”  veya “kulüp” olabiliyor. Aslında bunlar ilkokul düzeyinde de teşvik gören çalışmalar.

Buna rağmen STK lardan uzak durmak isteyenler , çeşitli nedenlerle inanmayanlar olabiliyor. Ben kişisel olarak destekleyenler arasındayım. Birçok derneğin hem “fikir babası” hem ikna edicisi hemde kurucusu oldum. Bunlardan biri de küçük bir ilçede “kadınlar derneği”. “eski köye yeni adet mi olurmuş”, “nereden çıktı şimdi bu” ların arasında kuruldu ve halen o yörenin en aktif derneği olarak faaliyette. Başlangıçta karşı çıkanların teşekkürleri ile.

Niçin Merisgud

Bir tek soru. “niçin Mersin’de biz kurmuyoruz”. Ve sonra amaç, ne için bunu yapacağız?

Vizyon, misyon ve ilkelerimizi okuyun. Bunlardan bazı sonuçlar çıkacak.

Bireysel çalışan hekim veya igu iseniz sizi tanımayan bir çok yere gidip isg anlatıp , “bir düşünelim, biz sizi ararız” cevabını çok seviyorsanız …

İşyerlerini gezdiğinizde size olan ücret ödemelerinden memnunsanız…

Yenice’den Kaledran’a tanınıyor ve aranıyorsanız…

İldeki uzmanların, eğitmenlerin bir çoğuna, bir telefon kadar yakınsanız…

Başka illerdeki isg uzmanları ile dayanışma yapabiliyorsanız…

İşinizi endişesiz ve rahatlıkla yapabiliyorsanız…

Başınız sıkıştığınızda sizin için yardıma hazır, güvenilir, konunuzu bilen çevreniz varsa…

İsg konusunu bilen hukukçularınız varsa…

Değişen mevzuatların uygulamada yarattığı farkları işinize rahatça adapte edebiliyorsanız…

Yardımcı olduğunuz yerlere isg kültürünü sorunsuzca benimsetebiliyorsanız…

Bazı kurum ve kuruluşlar ile, mesela çsgb, isggm, itk, işkur, çasgem, kosgeb, üniversiteler, sanayi siteleri, osb, msb, mtso, dto, mesiad, mühendis odaları ve diğerleri gibi…

Devam edelim; valilik, kaymakamlıklar, belediyeler, emniyet gibi teşkilatlar…

Ve gerek duyulan diğer yerlerle sorunsuz iletişim kurabiliyorsanız…

Medya bağlantılarınız ile kendinizi tanıtabiliyorsanız…

Yakın illerde benzer işi yapanlarla aktif bağlantılarınız varsa…

Türkiye ve dünyayı kucaklayan bir ağın içinde yer alabiliyorsanız…

Dünyadaki gelişmeleri yakından takip edebiliyorsanız…

Yönetim sistemlerinin ne olduğunu anlayıp, olması gerekene çevirebiliyorsanız…

Olan gibi değil, olması gereken için kanun teklifleri hazırlatabiliyorsanız…

O zaman Merisgud size belki biraz ek bir itibardan fazla birşey veremeyebilir.

Fakat bunlara ve hatta daha fazlasına gerek var diyorsanız, ihtiyaç duyduğumda bunları bulamam, bireysel çalışmamla en azından makul sürede elde edemem diyorsanız Merisgud bir fırsattır. Merisgud da bunları hemen verecek durumda değil ama vizyonu bunları yapabilmek…

Ancak tesadüfi olmayan her başarı ciddi bir emek karşılığı elde edilir. Halen geçici yönetim kurulunun özveri ile yaptığı gibi…

Ve işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının yapmalarını umduğum, üyeliklerini bir an önce gerçekleştirip aktif katkı sunmalarını beklediğim gibi…

Galip Yüksel

27 Şubat 2014